İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karma Eğitim Dine Aykırıdır

Allah katında tek hak din İslâm’dır. İslâm kriterlerine göre

buluğ çağından sonra erkek öğrenciler ile kız öğrenciler birlikte karma eğitim sistemi ile okutulamaz.

İmam-Hatip okullarında ve İlahiyat Fakültelerinde karma eğitim yapılması Kur’âna, Sünnete, Şeriata aykırıdır. Diğer okullarda da…

Erkekler ayrı, kızlar ayrı okul ve fakültelerde okutulmalıdır.

İslâm dininin temel değerlerinden biri iffettir. Karma eğitim iffete zarar verir. Karma eğitim hikmete ve sağduyuya da aykırıdır.

Bütün dindar, uyanık, ziyalı, firasetli, şuurlu, salih Müslümanlar; yasal sınırlar içinde karma eğitime karşı cephe almalıdır.

Karma eğitim gençlerin dikkatlerini dağıtır ve iyi yetişmelerine engel olur. Karma eğitim eğitimi dejenere eder.

Öncelikle din eğitiminde İslâm düşmanı paganların, ateistlerin, çağdaşların, lâikçilerin, Dönmelerin istekleri değil; Ehl-i Sünnet ulemasının, salih Müslümanların istekleri göz önüne alınmalıdır.

Müslüman önderler, çocuklarımızı ve gençlerimizi vasıflı Müslüman olarak yetiştirmek için çok kaliteli, çok güçlü İslâm okulları ve İslâm üniversiteleri açmalıdır.

Bu okullar ve üniversiteler, dünyanın en iyi, en güçlü eğitim müesseseleri olmalıdır.

Son elli yıl içinde elli bin yeni cami yaptıran Türkiye Müslümanlarının bir tek İslâm mektebi açamamış olmaları son derece düşündürücüdür.

Bu elli bin cami içinde, bir tekinin bile UNESCO tarafından beğenilip seçilip korunma altına alınmamış olması daha düşündürücüdür.

Türkiye Müslümanlarının açması gereken İslâm koleji, İngiltere’deki Eton kolejinden daha üstün ve güçlü olmalıdır.

İslâm mekteplerinde Kur’âna, Sünnete, Şeriata, İslâm hikmetine uygun İslâmî eğitim verilmelidir.

İslâm mekteplerini ve üniversitelerini gayr-i müslimler, hattâ İslâm düşmanları bile takdir etmelidir. Bu mektepler ve üniversiteler uluslararası ciddî anketlerde önde yer almalıdır.

Eskiden İslâm mektepleri açmak için gerekli hürriyet ve imkân yoktu. Bugün vardır. Bu hürriyeti iğtinam ederek bu hizmet mutlaka yapılmalıdır.

İslâm mektepleri ve İslâm üniversiteleri Fırka-i NâciyeEhl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığına uygun ve mutabık olarak faaliyet göstermelidir.

Bugünkü kültürel kaos ve yetersizlik ortamında Eton kolejinden üstün bir İslâm Mektebi açmak için gerekli müdür, idareciler, tedris heyeti ve öğrenci bulmak çok zordur.

Ne yapıp yapılmalı ve böyle bir okul açmak için mutlaka harekete geçilmelidir.

Böyle bir okulu herhangi bir cemaat, tarikat, hizip, fırka açamaz.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat dairesi içindeki yeterli sayıda cemaat ve tarikat bir araya gelerek bir İslâm mektebi açmalıdır.

İslâmın temel prensiplerinden biri istişare, bir diğeri emanetlerin ehline verilmesidir.

Bu konuda salahiyetli kimselerle istişare edilmelidir. Ehliyetsiz, yetersiz kimselerle kesinlikle istişare edilmemelidir.

Bu okulu açmak için ehliyetli kimseler aranıp bulunmalı ve işler, hizmetler, vazifeler onlara verilmelidir.

İstişare etmeden başlamak, emanetleri gayr-i ehil kimselere vermek Dine ve Ümmete hıyanet olur.

İslâmî ufuk açısı dar, çağdaş genel kültürü eksik ve güdük olanlar bu hizmeti yapamaz.

En kabiliyetli, en akıllı, en vasıflı, en üstün çocuklarını; öncelikle subay, öğretmen, din hizmetlisi yapmayan kafalar böyle okullar açamaz.

İslâm eğitimi ve İslâm mektepleri konusuna; hiçbir geri zekalı, arivist, cemaat holiganı karıştırılmamalıdır.

İlmi, irfanı, kültürü, ihlası, ahlâkı, karakteri, firaseti yetersiz olanlar; bu çok önemli ve hayatî meseleyi kurcalamamalı, mıncıklamamalıdır.

Hiçbir din sömürücüsünün, hiçbir arivistin, hiçbir aktivistin bu işe burnunu sokmasına izin ve fırsat verilmemelidir.

Bu işin plan ve programları, (gerekirse) dünya çapında eğitim uzmanı olan ve hayatı başarılarla dolu bulunan bir mühtediye yaptırılmalıdır. Bu zatın yüzde yüz Sünnî olması şarttır.

Müslümanlar önce bir tane, sonra yeterli sayıda, biri Eton kolejinden üstün, diğerlerinin seviyesi de çok yüksek İslâm mektepleri açmadıkça ve buralarda vasıflı ve güçlü Müslümanlar yetiştirmedikçe kurtulamazlar, necat ve felah bulamazlar, izzete kavuşamazlar, İslâmî ve şer’î planda hür olamazlar, geleceğe güvenle bakamazlar.

18 Şubat 2017

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.