İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Konya Seyahatim

Çarşamba

Geçen cumartesi gecesi Konya’da, Belediye’nin dâveti üzerine bir konuşma yaptım. Ben bir şehre gidince öncelikle orada sahhaf ve antikacı dükkanı var mı, onu sorarım. Konya’da epeyce antika ve eski eşya satan dükkan var, hayli dolaştım, bir şey alamadım. Lakin bu büyük ve tarihî şehrimizde hiç sahhaf dükkanı yoktu. Bu büyük bir eksikliktir. Konya rastgele bir şehir değildir. Selçuklu ve Karamanlı devletine başkentlik yapmış, büyük bir tarih, kültür, sanat mirasına sahip böyle bir metropolde mutlaka sahhaf dükkanları bulunması gereklidir. Şehirleri şehir yapan şeyler kütüphaneler, mektepler, üniversiteler, sanat faaliyetleri, ilim ve irfan çalışmalarıdır.

Selçuklu eski belediye başkanı İsmail Öksüzler bey anacaddede “Topkapı Sanat Galerisi” adıyla bir Türk-İslâm el sanatları mağazası açmış. Hüsn-i hatlar, ebrular, minyatürler ve başka sanat eserleri satılıyor. Gezen, ilgilenen, satın alan vatandaşlar vardı. Tebrike şayan bir teşebbüs. Böyle mağazalar her şehirde açılmalı. İsmail beyden Konya’da millî sanatlarımızla uğraşan bazı zatların isimlerini öğrendim:

– TEZHİP: Sami Öksüz, Sinan Hidayetoğlu, Bilün Martı.

– HÜSN-İ HAT: Dr. Hüseyin Öksüz, Yar. Doç. Fevzi Günüç, Dr. Esad Güçlü.

– ÇİNİ: Veli Tuna, Erdoğan Uslu, Nurgül Uslu.

– RAHLE (Ağaç oyma): Faiz Bilge, Cengiz Bilge.

– TESBİH: Nuri Küçükokka.

– BAKIR DÖĞME: Ziya Öztürk.

– KEÇECİLİK: Mehmet Girgiç.

– EBRU: Saadettin Özçimi.

– KÜNDEKÂRİ: Mevlüd Çiller, Ahmed Yılçay.

– SERAMİK: Ali Rıza Yeni.

Başka değerli sanatkarlar da vardır ama, benim isimlerini öğrendiklerim bunlar. Belediyenin bu sanatkarları ve sanatlarını himaye ve teşvik etmesi, tanıtması temenni olunur.

Konya Belediyesi “Destegül Güzel Sanatlar Mektebi” adıyla bir müessese kurarak büyük bir hayır ve hizmet etmiş bulunuyor. Bu mektepte şu anda hüsn-i hat, tezhib, Selçuklu çinisi, klasik kitap cildi sanatlarıyla Osmanlı dersleri veriliyor. Konya gibi büyük bir şehrimize beş sanat ve bilgi dalı azdır. Haddim olmayarak en kısa zamanda bunlara:

El yapımı kağıt, kumaş üzerine yazma, pişmiş topraktan sanat eserleri, sedefli eşya ve mobilyalar yapımı gibi sanatların da eklenmesini temenni ederim. Kaybedecek zamanımız yoktur. Bir kere başlansın, devamı gelir.

Belediye Mevlana dergahı civarındaki eski evleri istimlak edip büyük masraflarla oralara eski Konya evleri yaptırmış. İftar yemeğimizi o evlerden birinde yer sofrasında yedik.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa bey inançlı, enerjik, kültürlü, ufku geniş bir zattır. Kendisinden çok hizmetler, nice hayırlı faaliyetler bekliyoruz.

Konya’da en az bir milyon kitabı ihtiva edecek büyük, ciddî, kıymetli kitaplarla dolu bir kütüphane kurulması şarttır. İnşaallah Belediye bu hususta da teşebbüse geçer. Böyle bir kütüphaneye değerli özel kütüphanelerini hibe edecek birçok şahsiyet çıkacaktır. Mısır’da İskenderiye’de sekiz milyon kitaplık bir kütüphane kurulma faaliyetleri yapılıyor, binası bitti. Konya’da niçin bir milyonluk bir kütüphane olmasın?

Konya’yı Konya yapacak şeyler asfalt yollar, beton binalar, kanalizasyonlar, çeşmeler değildir. Konya, Mevlânâ medeniyetinin ve kültürünün merkezi haline getirilmelidir. Bu da kaliteli mimarî eserleri, ilim faaliyetleri, araştırmalar, kültür, sanat ile olur.

Belediye bir tasavvuf musikisi ilahî grubu kurmuş, konserlerini zevkle dinledik. Tebrik ediyorum.

Alakamı çeken bir hususu da zikretmek isterim: Karatay Belediyesi eski geleneksel tandır ekmeklerimizi birkaç ev hanımına yaptırıp sattırmaya başlamış, iftarda onlardan yedik. Eskiye ait, kendimize mahsus böyle şeyleri yaşatmak, diriltmek gerekir.

Konya’ya uçak seferleri yapılıyor ama sivil havaalanı yok, askerî havaalanından istifade ediliyor. Bir an önce sivil havaalanı yapılmalı ki, gidiş geliş daha kolay olsun, ticaret ve sanayi daha fazla inkişaf etsin.

Pazar sabahı Konya’dan uçağa binerken bekleme salonundaki bazı manzaralara ibretle baktım. Uçak yolcuları genellikle varlıklı kişilerdir. Lakin hayli yolcunun çantaları ve bavulları iplerle bağlanmıştı, kılık kıyafetler de pek düzgün değildi. Bu hal Türkiye’ye hâkim olan köylü ve kırsal kesim kültürünü gösteriyor. İlerlemek istiyorsak şehirlileşmeliyiz. Avrupaî mânada değil, bizim kendi kimliğimize, kişiliğimize, geleneklerimize göre şehirlileşmeliyiz.

Konuşmamı dinlemeye hayli üniversite talebesi gelmişti. Onlara var güçleriyle, öncelikle yazılı ve edebî zengin Türkçe’yi, Osmanlıca’yı öğrenmelerini tavsiye ederim. Bizdeki liseler, eğitim sistemi iflas etmiştir, diplomaların hiçbir kıymeti kalmamıştır. Paralel ve alternatif eğitim yolları bularak genel kültür edinmeleri şarttır.

Konya Belediyesi, o yapamazsa başka kuruluşlar Müslüman kadın ve kızların daha kaliteli, daha sanatlı, daha zarif, daha üstün bir tesettür kıyafetine bürünmeleri için çalışmalar yapmalı; gerekirse kurslar açmalıdır. Bunun için icabında Konya’ya modacılar, tasarımcılar, bu işi iyi bilen kimseler davet edilip fikirlerinden, görüşlerinden, tavsiyelerinden yararlanılmalıdır.

Mevlana törenleri dolayısıyla Konya’da geleneksel sanatlarımızla ilgili sergiler açılmıştı, onları gezdim, sevindim.

Yapılan hizmet ve faaliyetler tebrike, teşekküre, takdire şayandır. Lakin bunlar asla yeterli değildir. Milletimiz, ülkemiz, inançlarımız, kendi öz kimliğimiz için ne kadar çalışsak ve çırpınsak azdır.

Kısa seyahatim esnasında görüştüğüm, bana yardımcı olan, ilgi ve güleryüz gösteren herkese teşekkürlerimi arzetmeyi bir borç bilirim. 16 Aralık 1999

Yorumlar kapatıldı.