İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Küstah Saldırgan

Cumartesi

 

Büyük İstanbul gazetelerinden birinde bir köşeyazarı Allah’a saldıran bir yazı yazmış. Tamamını okuyamadım. Birkaç cümlesine göz attım. Gayet iğrenç, bayağı, pespâye, seviyesiz bir yazıydı.

Bir vatandaş, ateist de olsa böyle bir yazıyı kaleme alıp yayınlamamalıdır. Çünkü bu memleketin çoğunluğu, hem de ezici çoğunluğu Müslümandır, Allah’a inanmaktadır. Şımarık; küstah, kendini bilmez, edeb ve terbiyeden yoksun bir ateistin on milyonlarca Müslümanın mukaddesatını tahkir etmesi ne ahlâken, ne kanunen, ne de hikmet yönünden uygun bir iştir.

Gazete patronlarının böyle densiz ve dinsiz adamları kapı dışarı etmeleri gerekir. Birkaç sene önce bir yazar

“Atakürt”

başlıklı bir fıkra kaleme aldığı için hemen işinden koğulmuştu.

Vaktiyle öküz ve at arabalarının geçtiği toprak bir yolda, tekerlek ve ayak izlerinden küçük bir çukur meydana gelmiş, bir koşum hayvanı buraya idrarını etmiş, küçük bir birikinti oluşmuş. Bu birikintinin üzerine bir saman çöpü düşmüş, o çöp üzerine bir karınca çıkmış ve şöyle nida ediyormuş:

– Ben deryalar kralıyım, var mı bana yan bakan!..

Allah’a saldıran köşeyazarının hali bu karıncanın cür’et ve küstahlığına benziyor.

Din düşmanları, densizler, imansızlar âfetlerden ve musibetlerden ibret alıp da kendilerine çeki düzen vermezler. Milletçe büyük bir felâket yaşadık. Binalarımız yıkıldı, şehirlerimiz harap oldu, binlerce ölü, binlerce yaralı verdik, yetimler ve dullar ağlıyor ve şımarık, kendini bilmez köşeyazarı Arş’a hırlıyor. Ben onu muhatap olarak kabul etmiyorum. Müslümanlara söylenecek bir iki sözüm var.

Müslüman, iyilikleri destekleyen, kötülükleri köstekleyen insan demektir. Tabiî ki, bu destekleme ve köstekleme yasal sınırlar içinde yapılacaktır.

Bugün Türkiye’de az buçuk da olsa demokrasi, fikir hürriyeti vardır.

Müslümanlar meşru yollardan kötülükleri protesto etmelidir.

Birtakım fanatik, dengesiz cemaatçiler kendi baronlarına en ufak bir tenkit yöneltilince küplere biniyor, ateş püskürüyorlar. Peki bu adamlar, Allah’a saldırılınca niçin ses çıkartmıyor, tepki göstermiyor?

Müslüman bir memlekette Allah’a saldırılır, densizlik edilir, Arş’a hırlanırsa oraya birtakım belâların, âfetlerin, musibetlerin gelmesinden korkulur. Bu konuda okuyucularımı uyarıyorum.

Densiz ve dinsiz köşeyazarının patronuna binlerce protesto mektubu yağmalıdır. Utanmasalar bile belki korkarlar, çekinirler de azgınlıklarını frenlerler.

Bu herifler Amerikan hayranıdır. Amerikan dolarına tapar, Amerikan viskisi içer, Amerikan sigarası tüttürürler. Mel’unlar bilmiyorlar mı ki, ABD’de paraların ve pulların üzerinde “Biz Allah’a güveniyoruz” diye yazılıdır. Bilmiyorlar mı ki, dünyanın o süper gücünde, değil üniversitelerde, ilkokullarda bile başları örtülü Müslüman kızlar okumaktadır. Domuz gibi bilirler ama, bu gerçekleri görmek ve itiraf etmek işlerine gelmez.

İşler Düzelir mi?

Yeni vergiler alınacak, felaketzedeler için yardımlar toplanacak, bu paralarla büyük hizmet ve faaliyetler yapılacak, yaralar sarılacak ve işler düzelecek… Siz işi bu kadar kolay mı sanıyorsunuz? Büyük hırsızlar, soyguncular, talancılar, yiyiciler, hortumlayıcılar alesta bekliyor. Hani bir zamanlar bir Fak-Fuk Fonu vardı? Ne oldu o fon? Orada birikmiş trilyonlar ve trilyonlar nereye gitti? Şimdi hiçbir resmî ağız Fak-Fuk Fonundan bahsetmiyor.

Bu memlekette her şey A’dan Z’ye kadar bozulmuştur; bütün temel müesseselerin çivisi çıkmıştır. Bu durumda olan bir sistem artık hiçbir şey yapamaz.

Adam bankayı iki buçuk milyon dolar dolandırdı, hileli iflas yoluyla dehşetli bir soygun yaptı. Yaptı da ne oldu? Fatura devlete, ülkeye, millete çıkarıldı. Soyguncu izzet ve ikbal ile geziyor, caka satıyor, meydan okuyor. Allah bilir o ve onun gibi hainler şimdi zelzelezedeler için toplanan paraları nasıl zimmetlerine geçireceklerinin hesabını yapmakla meşguldür.

Aylarca önceden “Temmuz ve Ağustos’ta büyük hadiseler olabilir, felaketler gelebilir. Bunları defedebilmek için sadaka veriniz, dua ediniz” diye kaç kere yazmıştım. Şimdi yine uyarıyorum. Bu memleketin Müslümanları silkinmez, uyanmaz, emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmaz, namaza ve cemaate önem vermez, bir ve beraber olmazlarsa başka âfetler, başka musibetler, büyük iğtişaşlar, ihtilaller, fitne ve fesatlar, nifak ve şikaklar zuhur etmesinden korkulur. Öyle “Bizim şeyhimiz çok büyüktür, herkesin ona para vermesi gerekmektedir… Bizim hocamız en büyüktür, öteki hocalar çok küçüktür…” gibi kuruntu ve hezeyanlarla hiçbir Müslüman kendisini kurtaracağını sanmasın. Ya Kitabullah’a, Resûl’ün sünnetine, ahkâm-ı şer’iyeye, ahlâk ve fazilete sarılırız, yahut bugünkü gibi tefrika, gaflet, bid’at, dalâlet ve şaşkınlık içinde kalırsak cezamızı buluruz.

Korkunç bir zelzele ülkemizi sarstı. Halk korku ve dehşet içinde kaldı. Birkaç gün camilerde cemaat çoğaldı ve şimdi yine eski hamam eski tas.

Dinsizler azgın ve kuduz bir şekilde mukaddesata saldıracak, Müslümanlar bunlara aldırmayacak, din baronları paraları toplayacak, herkes dinar ve dirhem peşinde koşacak, yiyip içip keyfine bakacak ve memleket düzelecek, ehl-i iman rahat edecek… Kuş kadar beyni olan, zerre kadar aklı olan bu şekilde düşünmez. 29 Ağustos 1999

Yorumlar kapatıldı.