İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Afrin Harekatı

 

Afrin harekâtında devletimizi, ülkemiz, ordumuz için hayırlı başarılar diliyorum… Orada

dolaylı olarak İsraille, ABD ile, global emperyalizm ile, şer güçleri ile savaşıyoruz…

Bu işin başlangıcı 1916 Skyes-Picot planlarına dayanır…

Osmanlı devleti çok kötü, çok şeytanca, çok zalimane tasfiye edildi… Böyle bir tasfiyeden sonra âdil ve kalıcı bir barış olması mümkün değildi…

Afrin nispeten küçük bir harekettir… İleride çok büyük hareketler, savaşlar, hercümerçler, melhameler olacaktır… Nükleer, biyolojik, kimyasal dehşetli silahlar kullanılacaktır… Bunlara hazırlanmalıyız…

Şehitlere rahmet okuyorum, yaralılara âcil şifalar diliyorum… Hiçbir Müslüman kesin konuşmasın, (içinden veya yüksek sesle) inşaallah (Allah dilerse) desin… Cenab-ı Hak yardımcımız olsun.

***

Amerika Nasıl Yıkılacak?

Amerika Birleşik Devletleri halkına en büyük kötülüğü

Amerikan Derin Devleti

yapmaktadır.

Amerika mademki, süper devlettir, dünyaya karışmaktadır, o halde

mutlaka âdil olması gerekir.

Amerikan Derin Devleti dünyaya insanlığa, bilhassa İslâm âlemine zulm ve haksız düşmanlık ediyor.

Onlarca ülkede haksız hukuksuz savaşlar çıkartıyor.

Afganistanda, Irakta, Suriyede, Libyada, her yerde hakkı ve haklıları değil, haksızları destekliyor.

Yekûn olarak milyonlarca sivil halkın ölmesinden o sorumludur.

İsraili kayıtsız şartsız destekleyerek Ortadoğuda âdil ve kalıcı bir barışı köstekleyen Amerikadır.

Mısırda sandıktan çıkmış cumhurbaşkanını ve iktidarını devirten ABD’dir.

ABD, radikal teröristleri bahane ederek İslâma ve Müslümanlara savaş açmıştır.

Kendi halkına, şöyle veya böyle din hürriyetini veren ABD, dünya Müslümanlarının kendi din ve inançlarına uygun bir hayat sürmelerine izin vermiyor.

ABD’yi pençelerine, kontrolleri altına almış olan çeteler; halk olarak devlet olarak ülke olarak ona en büyük kötülüğü yapıyor.

Evrensel bilgelik kuralı şudur: Zulm eden bir sistem, maddî ve fizikî bakımdan ne kadar güçlü olursa olsun batmaya, yıkılmaya mahkûmdur.

Zalim “derinleri” yüzünden ABD yıkılacaktır. İslâm âleminin âhını aldığı için yıkılacaktır. Ortadoğuda âdil ve kalıcı barışı engellediği için yıkılacaktır.

Savaş hukukuna ve etiğe aykırı haksız ve zalimane savaşları yüzünden yıkılacaktır.

Ölen, yaralanan, perişan olan halkların âhları, gözyaşları onu yıkacaktır.

Yıkılmasına, harap olmasına yol açtığı şehirler ve ülkeler yüzünden yıkılacaktır.

Altın Buzağı’ya taptığı için yıkılacaktır.

Nasıl yıkılırmış?.. Sovyetler Birliği gibi yıkılacaktır. Sovyetler Birliği yıkılacak devlet miydi? Değildi ama yıkıldı.

Parasının pulunun üzerine

We trust in God

yazmakla iş bitmez.

Allah adaleti emretmektedir.

Bir devlet adaleti sağlamaz, adalete hizmet etmezse yıkılır.

***

GENÇLERİ NASIL YETİŞTİRMELİYİZ?

Sahiplendikleri, baktıkları, okuttukları gençleri; iyi, vasıflı, güçlü Müslümanlar olarak yetiştirmeyen bütün İslâmî sivil toplum kuruluşu başkanları ve idarecileri büyük vebâl altındadır.

Bir genci okutmak onu liseye ve üniversiteye göndermekten ibaret değildir.

Onu bir yurtta barındırmak, yedirmekten ibaret değildir.

Onun eline ayda birkaç yüz liralık burs/cep harçlığı vermekten ibaret değildir.

Bir genci iyi yetiştirmenin şartları şunlardır:

İslâm ona doğru olarak öğretilecek.

Akaidini doğru olarak bilecek.

Yeterli fıkıh bilgisine sahip olacak.

Yüksek seviyede çağ kültürüne sahip olacak.

Ümmet birliği ve Hilafet şuuruna sahip olacak.

Kur’an, Peygamber (Salat ve selam olsun sona) ahlâkı ile ahlâklı olacak.

Nefs-i emmaresinin esiri, maskarası, kölesi ve oyuncağı olmaktan kurtulacak.

Cemaat, tarikat, hizip, fırka holiganlığı, militanlığı yapmayacak.

Doğru bilginin yanında irfan ve hikmet (bilgelik) sahibi olacak.

Faziletlerini ve meziyetlerini insaflı düşmanları ve karşıtları bile kabul ve itiraf edecek.

Bir cemaate, bir tarikata, İslâmî bir sivil toplum kuruluşuna bağlanan genç bir emanettir. Din, ahlâk, kültür, insanlık bakımından iyi yetiştirilmezse o emanete hıyanet edilmiş olur.

Müslüman bir genç öncelikle ilmihalini, kendisine yetecek ve kendisini kurtaracak derecede bilmelidir.

Liseli ve üniversiteli bir Müslüman genç, ihlaslı olarak yetiştirilmezse, ileride canavar bir din sömürücüsü olabilir.

Müslüman gence, “Siz birbirinizi sevmezseniz mü’min olamazsınız” hadisi okutulmalıdır.

Anadili Türkçe olan Müslüman bir genç, mühendislik tıp veterinerlik iktisat tahsili görse de, mutlaka mükemmel Osmanlıca bilmelidir.

Müslüman gençlerin seviyesi, Singapurlu lise ve üniversite öğrencilerinin üzerinde olmalıdır.

Uluslararası PISA eğitim yarışmasında Müslüman gençler dünya birincisi olmalıdır.

Bizim gençlerimiz altın değil platindir, elmas değil pırlantadır boş ve fos edebiyatını bırakalım; gençlerimizi iyi vasıflı güçlü işe yarar insanlar ve Müslümanlar olarak yetiştirelim ki, İslâma, Kur’ana, Ümmete, insanlığa hizmet edebilsinler.

Böyle Müslümanlar nasıl yetiştirilir?

Bunun planı programı nedir?

Bu hizmeti hangi hocalar, muallimler, rehberler yapabilir?

Bu hizmet hangi mekteplerde ve üniversitelerde yapılabilir?

***

İSLÂM DÜŞMANI ALMAN MÜSLÜMAN OLDU

Almanya’nın İslâm düşmanı aşırı sağcı AfD partisinin önemli idarecilerinden Arthur Wagner Müslüman oldu. Adı geçen parti, “Almanya İslâm’a ait değildir” gibi İslâm karşıtı afişleriyle tanınıyor. Batı dünyasında bazı aşırı İslâm düşmanları bile Müslüman olurken, bizdeki iki kimlikli Gizli’ler, İslâma Kur’ana Şeriata var güçleriyle insafsızca saldırıyor. Ne ibretli manzara… 25.01.2018

Yorumlar kapatıldı.